ANEWS LAUNCHED: BROADCASTING NEWS TO THE WORLD

ANews, Turkey’s voice abroad, is greeting its viewers all around the World on 3 April 2017. ANews aims to be a voice for both Turkey and the countries in its region by reflecting the truth with a unique perspective. In the light of this information, ANews starts its journey for developing an innovative approach to international journalism.

 

ANews takes its first step towards being the “New” news channel of the “New World” with the help of an experienced staff and strong past. ANews won’t be a Turkey specific TV Channel, it will be a voice for oppressed people all over the World. ANews aims to be a TV channel that tells the unspeakable realities which are disregarded by the other TV Channels of the World. ANews salutes the World as a national and domestic TV Channel. ANews aims to tell the concerns of Turkey in a language which can be understood by the majority of the World and prevent perception operations against Turkey.

 

THE WORLD MEETS WITH A NEW VOICE

A News, develops a new World class perspective by preserving the traditions and stance of this region. It starts its journey being the voice of lonely people rather than the voice of hegemonic powers. The mission of ANews is to be a loud voice for the virtuous people.

 

CORRESPONDENT NETWORK IN 175 COUNTRIES

ANews promises more than a newly established TV Channel thanks to its dynamic staff and the experience of Turkuvaz Media Group.ANews will be a new but experienced TV Channel that appeals to millions of viewers all around the world thanks to approximately its one thousand journalists. ANews will cover breaking news with hundreds of journalists in 175 countries and the 81 provinces and 375 municipal district of Turkey, and has the potential to stand as a prominent figure in comparison with its international counterparts.ANews with its journalist network covering the United States of America, Germany, United Kingdom, Russia, Belgium, the Netherlands, China, Greece, Afghanistan, Iran and other countries has the potential to report breaking news as it happens.

ANews aims to be the TV Channel with the biggest news chasing network in Turkey. The channel has liaison offices in the cities of İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Diyarbakır and Trabzon, and it is able to do live coverage from 81 province of Turkey spontaneously.

 

FIRST BROADCAST HAS 1.1 BILLION POTENTIAL VIEWERS

ANews won’t be specific to Turkey and the broadcasts aired by the channel will reach hundreds of millions of viewers especially in Russia, Central Asia, Europe and the Middle East.

Via Turksat 4A Satellite it reaches EU countries, Iran, Russia and the Balkans; via Es’hailSat Satellite it will reach to Azerbaijan, Georgia, Spain, Portugal, Sudan, Yemen, Libya, Qatar, Saudi Arabia, Kuwait, Amman, Bahrein, Iraq, Iran, Egypt, Morocco, Syria, Palestine, Lebanon, Jordan, United Arab Emirates, Mauretania, Tunisia, Algeria, Somali and many other countries. In the United States America, A News reaches the audience via Pay TV.

When the accessibility of ANews throughout the world is considered, it has the potential and capacity to reach 1.1 billion viewers at launch.ANews also has the possibility to reach to a target audience with pinpoint accuracy by getting listed on international distribution systems.

ANews which can be viewed through the various leading broadcasting platforms of Turkey, using the following frequency information:

  • Turksat 4A Satellite Frequency: 11999 Mhz Symbol Rate: 11666 FEC: 3/4  Polarizasyon : V ( Vertical) Modulation : DVBS2-8PSK
  • Digiturk 140th Channel
  • Tivibu 188th Channel
  • D- Smart 289th Channel
  • Kablo TV 6th Channel
  • Turkcell TV

No #FreeDeniz!

Provokasyonun oluşma sebebi, koşuculara bedava Deniz tişörtü dağıtan ve aynı zamanda bunları üreten firmadan kaynaklanıyor. Trikoları üreten firma Artiva, Türkiye’yi, anayasal kararla tutuklu yargılanan kişiyi basın yoluyla serbest bırakılmasını isteyerek ve böylece Türkiye’nin Anayasa kanunlarını göz ardı ederek provoke etmeye çalışmıştır.

Polis, bir PKK üyesi için düzenlenen, 34000 kişinin katılacağı maratonu açığa çıkarmak isteyen ve bu haberi dünya basınına sızdırmak isteyen bir gazeteciyi takip altına aldı. Benim dışımda hiçbir medya kuruluşu, koşuculara, neden tarafsızlığı ilke edinen, kamuya açık olan bir spor organizasyonunda, bedava dağıtılan Deniz tişörtlerini giyip, Türkiye’yi provoke ettiklerini sormadı.

Neden Alman Federal Hükümeti ve Alman Federal Başkanı olası PKK üyesi olan Deniz Yücel’i destekliyordu? Neden bütün partiler; CDU, CSU, FDP, SPD, GRÜNE ve LİNKE, PKK’yı destekliyordu? Neden Alman Büyükelçisi, olası Alman ajan Yücel’i bir buçuk ay boyunca Tarabya’daki evinde sakladı?

Bütün bu soruları, medyanın kurbanı olan, bedava dağıtılan Deniz tişörtlerini giyen ve ortalıkta koşan kişilere ilettim. Tam da bu nedenden dolayı maratonun yapıldığı yere gittim. Alman basını tarafından Türkiye’ye karşı kafası yıkanmış insanların, kafalarını sarsmak için gittim. Yoksa kimse o gün maratonda Deniz propagandasına karşı açıkça bir tavır sergilemeyecekti. Hiç kimse politik misyon yüklenerek Türkiye’de olan Alman casusa karşı ağzını açamayacaktı.

Benim için Deniz Yücel suçludur ve bedava dağıtılan Deniz tişörtlerini giyenler ise Türkiye’deki hak ve adalet kanunlarını göz ardı etmektedirler. İşte sorun tam da burada. Bedava dağıtılan Deniz tişörtlerini giyenlerin Türkiye’nin iç işlerine karışmaya hakkı yoktur. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuki bağımsızlığını savunuyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihinde teröristleri yok etmeyi başaran ilk cumhurbaşkanıdır. BND gibi gizli istihbarat kuruluşları, Türkiye’yi teröristlere karşı desteklemek yerine, Türkiye’de büyük hasarlar yaratan terör örgütlerine destek çıkmaktadırlar.

Berlin’de, bu adaletsizliğe karşı bir aydınlanma yaratmak isteyen ve sınırlı imkanları olan özgür basın mensubu gazeteciye yapılan saldırı, Alman Basını ve politikacıları tarafından yaygınlaştırılan Erdoğan nefretinin bir sonucudur.

Her geçen gün Alman televizyonlarında yayınlanan Talk-Show’larla, Erdoğan nefreti aşılanıp, halkın Erdoğan destekçilerine karşı sinir kat sayısının artırılması sağlanıyor. Medyanın ve politikacıların toplumda yarattığı bu havanın sonucunu dün gördük. Bir Alman PKK sempatizanı başka bir Alman Erdoğan destekçisine karşı şiddet gösterdi. Polisin gözleri önünde yaşanan bu olayda Gestapo-yöntemleriyle, PKK destekçisi korunmuş ve Erdoğan destekçisi ise polis tarafından önlem alınarak sorguya çekilmiştir.

Ben bu spor organizasyonunu politik sebeplerle kötüye kullanmadım. Bunu yapan Türkiye’de bile üretim halinde olan Artiva idi. İşte Türkiye bu kadar demokratik bir ülke. Demokrasi düşmanı olan teröristler lehine propaganda yapanlar, Türkiye’de üretime devam edebiliyorlar. Polis izin alınmadan yapılan politik toplanma sebebiyle bana karşı soruşturma açtı. Çünkü ben ve iki kameramanım toplanma kanunlarını çiğnemişiz ve ben radikal PKK Deniz eylemcisi tarafından gerçekleşen suikaste karşı duruş sergileyerek, ülke barışını tehdit etmekle suçlandım.

Martin Lejeune

NaziMethoden gegen Martin Lejeune im Fall Deniz Yücel

Die Provokation geht von der Firma aus, welche die Free-Deniz-Shirts herstellte und an die Läufer kostenlos verteilte. Der Trikot-Ausrüster Artiva provozierte die Türkei, in dem sie einen rechtsstaatlich inhaftierten Untersuchungshäftling freipressen möchte und somit das gesamte türkische Justizwesen missachtet.

Die Polizei verfolgt einen Journalisten, der aufdeckt, wie die Propaganda für ein PKK-Mitglied einen Marathon mit 34.000 Teilnehmern und weltweiter Medienberichterstattung unterwandert. Niemand der Medien, niemand außer mir, hat die Läufer gefragt, warum sie bei einer eigentlich zur Neutralität verpflichteten öffentlichen Sportveranstaltung mit Free Deniz-Shirts die Türken provozieren.

Warum unterstützen die deutsche Bundesregierung und der deutsche Bundespräsident ein mutmaßliches Mitglied der PKK wie Deniz Yücel? Warum unterstützen alle Parteien CDU, CSU, FDP, SPD, GRÜNE und LINKE die PKK? Warum versteckte der Botschafter der Bundesrepublik Deutschland den mutmaßlichen deutschen Agenten Yücel anderthalb Monate in seinem Haus in Tarabya?

Diese Fragen stelle ich den deutschen Medienopfern, die mit Free-Deniz-Propaganda-Hemdchen durch die Gegend laufen. Genau deshalb bin ich zu diesem Lauf gegangen. Um die Leute aufzurütteln, deren Köpfe schon benebelt sind von der Medienhetze gegen die Türkei. Weil sich sonst niemand anderes an diesem Tag auf dem Marathon gegen die Free-Deniz-Propaganda öffentlich positionierte.
Kein anderer hat seinen Mund aufgemacht gegen das politische Engagement für einen deutschen Spion in der Türkei.

Für mich ist Deniz Yücel ein Verbrecher und die Free-Deniz-Shirt-Träger setzen sich über Recht und Gesetz in der Türkei hinweg. Und das genau ist das Problem. Diese Free-Deniz-Unterstützer haben kein Recht, sich in die inneren Angelegenheiten der Türkei einzumischen. Ich verteidige die Souveränität- Ich verteidige die juristische Souveränität der türkischen Republik.

Präsident Erdogan ist der Erste in der Geschichte der Türkei, der es geschafft hat, die Terroristen auszurotten. Geheimdienste wie der BND unterstützen die Türkei nicht im Kampf gegen die Terroristen, sondern im Gegenteil unterstützen sie die Terrorgruppen, die in der Türkei schwere Anschläge verüben.

Der tätliche Angriff auf einen freien Journalisten in Berlin, der mit seinen begrenzten Mitteln auf diese Ungerechtigkeit aufmerksam macht, ist eine Folge des Erdogan-Hasses, der von den deutschen Medien und Politikern verbreitet wird.

Wenn jeden Tag mindestens eine Talk-Show im deutschen Fernsehen läuft, in der das Hass-Bild Erdogan zementiert wird, steigert dies die Aggressionen im deutschen Volk gegen Erdogan-Unterstützer. Das Resultat dieses von Medien und Politikern vergifteten gesellschaftlichen Klimas haben wir gestern gesehen: Ein Deutscher PKK-Anhänger schlägt einen deutschen Erdogan-Unterstützer. Vor den Augen der Polizei, die mit Gestapo-Methoden den Pro-PKK-Täter schützt und den Erdogan-Befürworter polizeilichen Maßnahmen und Ermittlungen unterzieht.

Nicht ich habe eine Sportveranstaltung missbraucht für politische Zwecke, sondern Artiva, die ihre Hemden sogar in der Türkei produzieren. So demokratisch ist die Türkei! Diejenigen, die Propaganda für Demokratie-feindliche Terroristen machen, dürfen in der Türkei produzieren lassen. Die Polizei ermittelt sogar gegen mich wegen einer nicht angemeldeten politischen Versammlung, weil sie meine beiden Kameramänner und mich als Verstoß gegen das Versammlungsgesetz wertet und das Attentat eines durch die PKK radikalisierten Free-Deniz-Aktivisten als Landfriedensbruch zu meinen Lasten auslegt.

26 Verbote für AKPARTI seit 31.7.16: Nazi-Methoden

TEILEN! VERBREITEN! LISTE ERGÄNZEN! 26 Verbote für AKPARTI seit 31.7.16 Nazi-Methoden #WorldLeaderERDOGAN #SonKaleTürkiye #KararımızEvet #TabikiEvet #CumhurbaşkanlığıSistemi #BenDeVarım #MilletinAnayasası #GüçlüTürkiyeİçinEvet #EvetZinciri #BirMilletinDirilişiEvet #ErdoğanBizimCumhurbaşkanımız #ErdoğaniSeviyoruz #Evet #UnsereEntscheidungIstJa #OneMinute #DieWeltIstGrößerAls5 #WeStandWithTurkey #WirStehenZurTürkei #LetzteBastionTürkei #MenschenrechteVerteidigen #ErdoğanIstUnserPräsident #WirLiebenErdoğan #WeLoveErdoğan #RTE #RTEOne #TheWorldIsBiggerThanFive #DünyaBeştenBüyüktür #VoiceOfTheOpressed #MazlumlarınSesi #StimmeDerStimmlosen